Akış devreye alınmıştır. Eşleme çalışıyor, hedef tablo doluyor, test sonuçları temiz. Yine de her sabah birisi dosyayı açıp yüklüyor.
Bunu eksik kalmış bir geliştirme sanmak yaygın hata. Gerçek neden, projenin ilk toplantısında sorulmayan bir soru: dosya nereye iniyor?
Yüklemeli aktarım tasarımı gereği kullanıcı tetikli çalışır. Kullanıcı CSV veya TXT dosyasını yükler, dosya sunucuda hazırlanır, asenkron bir çalışma başlar ve ilerleme bilgisiyle bir çalışma kaydı döner. Bu yol bilinçli olarak zamanlanmaz; görev altyapısı dosya yükleme projesini kabul etmez. Excel de kabul edilmez — yol CSV ve TXT ile sınırlı ve dosya üst sınırı 32 MB.
Doğru soru şu hâlde şu: gece kimsenin olmadığı saatte dosyayı kim yükleyecek? Cevap “kimse” ise akış otomatik değildir.
Dosyanın indiği yer akışı belirler
Otomatik bir gece akışı istiyorsanız kurgu değişir. Dosya önce bir hazırlık tablosuna iner: kurumun mevcut dosya alma süreci dosyayı PostgreSQL veya SQL Server tarafındaki bir tabloya yazar, aktarım projesi de o tablodan okur. SQL kaynaklı aktarım zamanlanabildiği için akış artık bir kişiye bağlı değil.
Bu ayrım başka bir şey de kazandırıyor. Hazırlık tablosu, dosyanın geldiğini doğrulamak ve satır sayısını görmek için ayrı bir yer sağlar; yüklemeli yolda bu doğrulama ekrana bakan kişinin gözüne kalıyor.
Hedef tablo ve eşlemede kritik nokta
Hedef SAP tablosu standart DDIC akışıyla tanımlanır: alan adları, tipler, anahtarlar ve transport isteği. Kullanıcı, tarih ve saat bilgisini taşıyan denetim alanları hedefe otomatik eklenir; yani “kim ne zaman yazdı” sorusunun cevabı tablonun içinde durur.
Eşleme ekranında kaynak alanlar SAP alanlarıyla eşlenir, alan bazında dönüşüm formülleri tanımlanır ve kaynak şeması örnek satırlarla önizlenir. Fiyat listesi senaryosunda kritik nokta genellikle ondalık ayırıcı ve para birimi alanı: önizlemede kaçırılan bir biçim hatası SAP’ye yanlış tutar olarak yazılır.
Yükleme yönteminde anahtar alan temelli güncelleme, akışı tekrar çalıştırmayı güvenli kılıyor. Yalnız ekleme seçilirse ikinci çalışma mükerrer kayıt üretir.
Paket hatasından sonra hedefin durumu
Satırlar paketler halinde SAP’ye gönderilir. Bir paket hata verdiğinde önceki paketlerde yazılan satırlar hedefte kalır; uçtan uca geri alma yoktur. Bu yüzden yeniden çalıştırmadan önce hedef tablonun durumuna bakmak akışın standart adımı olmalı.
Deneme sayısı alanının saklandığını görmek de yanıltabilir; bunu çalışan bir otomatik yeniden deneme özelliği gibi okumamak gerekiyor. Hatanın bir gruba düşmesini e-posta bildirimi ya da olay aksiyonuyla tanımlamak, akışı işletilebilir kılan adım.
Bir de iş doğrulaması var: teknik olarak yazılabilir olmak, iş açısından doğru olmak değil. Yazılan satır sayısı beklenen aralıkta mı, yeni fiyatlar öncekilerden makul ölçüde mi farklı? Bu kontrolü bir BI görünümü ya da rapor çıktısı olarak kurup satın alma ekibine göndermek işi tamamlıyor.
Elinizdeki bir tedarikçi akışını masaya koyalım ve tek bir soruyla başlayalım: dosya kimin elinden geçiyor? Cevap, yolu yükleme üzerine mi hazırlık tablosu üzerine mi kuracağımızı söylüyor; bu seçimi birlikte yapabiliriz.